Sunday, January 6, 2008

C.

Not1: Eros'un onu affetmesi, Psyche'nin iğrenç kişiliğini ve hastalıklı merakını örtebilir miydi?

Not2: İnsan kirli doğar ve yaptığı iyiliklerin tek amacı temizlenmektir!(ya da -meye çalışmak?)

Beyaz kalmak neden bu kadar önemli ya da önemli mi neden korkuyoruz siyahtan bilinmezliği çağrıştırdığı için olabilir mi peki bilinmezlik denen şey neden bu kadar iğrenç büyütmek mantıklı değil belli değilse değildir kurcalamamak gerekir set çekme eylemi çıkmalı beynin kıvrımlarından bir daha da girmemeli hayat seyrine bırakılmalı rol yapılmalı maskeler takılmalı bencil olmalı iğrenilmeli başkasının üstüne kusmalı bırak o temizlesin sana ne teşekkür edilmemeli karşıdakinin suratına dahi bakılmamalı ne gerek var kendini yorarsın boşu boşuna zengin olunmalı evli/çocuklu olunmalı avrupa kakası/pırtlar vadisi izlenmeli hafta sonu pikniğe gidilmeli fark ettirmeden ölünmeli arada bir insan öldürmeli rahatlama amaçlı kanın sıcaklığıyla huzur bulunmalı kolunu koparmalısın bunun üstüne ıyy iğrenç demeli insanlar aldırış etmemelisin hala umursanmıyor olabilirsin seni umursayacak bir insan evladı bulunmuyordur zaten evren üzerinde yalnızlığa mahkumsun anlayacağın tadını çıkarmaya bak ne sanmıştın ya milletin ağzının suyunun aktığı elmayı sen mi yiyecektin bir de onun da seni beklediğini sandın PEH gidip üç yaşındaki çocukları kandırmayı dene işe yarar belki o kadar rezilsin ki ben bile katlanamıyorum sana insanlar nasıl katlanıyor diyeceğim ki katlanmıyorlar ki yalnızsın ha ha ha tabi ki başka bir şey olmaz senden kim umursuyor ki seni aptal dibinde oturduğun kuyuyu bile hak etmiyorsun ya sen yararlanıyorsun eline yüzüne bulaştırıyorsun bırak bari milletin işine yarasın ah doğru ya önemseme sen onu seni kullanıyorlar zaten sen takıl bırak insanlar boyasın gözlerini gökkuşağının rengine kırmızı turuncu sarı yeşil mavi lacivert mor sen inanmaya devam et insanlara çakal mı dalga geçiyor olmalısın onlar arkadaşların senin canın ciğerin hiçbir şeye değişmeyeceğin kalbini açtın onlara imkanlarını da tabi zaten maddi şeyler ha sende olmuş ha onlarda ne değeri var onlarinsa hep bir mazeretleri var ama adı üstüne işte mazeret sen sevmeye umut etmeye devam et umut etmek diyorum ama yanlış anlama canımın içi pek sevgili BEN sakın hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini düşünme aa tabi ki gerçekleşecek devam et devam tam gaz kendini kandırmaya kendini aslında farkındayım arada bir tek gözünü açıveriyorsun kerata seni ama üzme kendini izin vermezler buna seni isyana zorlayan şeytanın olmayı dilerdim ama yalnızca şeytanın olmayı başarabildim o yüzden çıkarlarımın yanındayım canım işin sonunda seninle beraber aynı muameleyi görürdüm ki bu canımı sıkar uyuyan güzelim benim buradan ne kadar da sevimli görünüyorsun bir de yalanların olmasa insanlara onları sevmediğin halde sevdiğini söylemesen özledim demesen ya da özlesen ve sevsen ne bileyim az biraz tutarlı olsan saçmalıyor muyum uyandırdım mı özür dilerim canım tatlı uykunu böldüm saçma sapan şeylerle tabi ki hep yanında olacağım seni bırakmak gibi bir düşüncem yok sarıl haydi bana ağla dök içini kus üstüme beni kirlet kendini as kollarımda bir kez daha ne çıkar canını kaybetmekten sağ ol benim için feda olsun demek aklıma dursun bu ilerde lazım olur NE sevmiyor muyum seni ah bebeğim yapma böyle neden uzaklaştın benden duymuyor musun beni haydi gel yanıma konuşmayacak mısın benimle keyfin bilir KALTAK sanki zerre kadar umrumdasın evet yalan söyledim sana tek istediğim kaburgalarını yarıp kalpleriyle oynadığım cnaım sıkılınca da bir kenara fırlatıverdiğim insanlar kervanına birini daha katmaktı itiraf ediyorum korkma benden biliyorum ilk defa sana bu kadar açık oluyor birileri ama yine de dehşete kapılma gidiyorsun demek ama kopamayacaksın benden keçi derisi gibi ilişkimiz üstüne kustukça ondan tiksindikçe daha da sıkılaşıyor yakınlaştırıyor bizi birbirimize ah bu da demektir ki sonsuza kadar benimlesin ölüm mü bilmiyorum o kelimenin anlamını uzun zaman önce silmiş olmalıyım beynimden bir ara büyük bir format yedim de hatırlarsın sen de ne olur ağlama kulaklarım hassastır yüksek desibele dayanamam eh evet aynen öyle kulaklarımı tırmalıyor sesin bakıyorum da sonsuza kadar ebraber olma fikri pek hoşuna gitti hah şöyle sakinleş biraz kolarını aç da omzuna yaslayayım başımı kokunu daha yakından duymuş olurum böylece biliyor musun böyle saçlarımla oynaman çok hoşuma gidiyor bir an için şaka şaka hayır bir şey söylemeyecektim en sevdiğin vazoyu kırmışsın evden çıkarken fark ettim neden yaptın bunu sinirden mi kim sinirlendirdi seni hatırlamıyor musun önemli değil o zaman hatırlamaya değecek biri değil unutalım bunu üstüne de cila çekelim istersen dursana şu köşede bildiğim bir yer var hem uzun zamandır yürüyorsun üşümüşsündür evet evet orası hiç gitmedin mi daha önce sessiz bir yerdir insanları da sevimlidir kimse rahatsız etmez seni burada üzügn olmak yakışmıyor sana toparla artık kendini bence çıkaramıyor musun içinden neyi ne olduğunu bilmediğin bir şeyi unutmak bu kadar zor olmamalı sen güleceğine söz ver ben de bu temizleme işini halledeceğime tamam mı söylemeliyim ki bakışların hoşuma gitmiyor neden kıpkırmızı oluverdin ki birden bu öfke neyin nesi korkutuyorsun beni SİAH mı bana neden doğrultuyorsun çek şunu burnumdan ne yapmaya çalıştığını bir anlasam beni öldürdüğünde sen de öleceksin biliyorsun bunu değil mi amacın ünlü olmaksa sorun değil inan ayarlanır sinirlenme ya gözlerinden alevler fışkırıyor daha önce hiç böyle görmemiştim seni tamam tamam ne olur affet beni eski halimize dönelim yalvarıyorum sana kızma bana olur mu seni seviy...


Not3. Silah kullanmak kötüdür ve yaratmadığımız şeyleir öldürme hakkımız yoktur.

Not4.Midem bulanıyor.

Not5.Benliklerin çoğulluğu bana her zaman acı vermiştir. Kimi günler bunu zenginlik olarak adlandırıyorum, kimi günler de bir hastalık, kanser gibi tehlikeli bir yayılma olarak görüyorum. Önceleri, çevremdeki tüm insanların tek bir bütünde toplanmış olduğunu düşünüyordum. Oysa 'ben' bir yığın 'benlik'ten, parçalardan oluşmuş gibiydim. Çocukken yalnızca tek bir yaşamımız olduğunu keşfettiğimde altüst olduğumu hatırlıyorum. Sanki deneyimlerimi çoğaltarak bunu telafi etmek istiyordum... - Anais NIN

No comments: