"Ağlatıyor akşamlar, ağladım, çok ağladım!
Ayışığı insafsız, güneşler acımasız..."
~ A.RIMBAUD
Işık hareket etmemeli!
Dünya bu kadar acımasızca ezip geçmemeli üzerinde
yaşayan insanları, savurmamalı bir köşeye. Benim
gibi minicik bir varlığın bile bir işe yararlılığı
vardır.
Ben sizi egolarınızdan özgür kılarım!
Kendinizi iyi ve gücende hissettirir, bir arkadaş daha
edindiğinizi düşündürür, asla yanınızdan ayrıl-
mam. Hatta içinizde giderken beni de yanınızda götürme
ihtiyacı bile uyandırırım.
Ben sizi benliğinizden özgür kılarım!
Kendi bedeninizden çıkmanızı, benimle uçmanızı; ne olduğu-
nuzdan, ne olacağınızdan çok çok uzaklara seyahat edebilmeni-
zi sağlarım. Bulutlarınız turuncuya boyanıverir; isterseniz
Betty Boop, isterseniz Captain America olursunuz. Ben de size
kimsenin karışmamasını sağlarım.
Ben sizi acılarınızdan özgür kıalrım!
" formülünden yola çıkarak..." bütün insanların acı çektiği sonucuna varabiliriz.
inanamayacaksınız ama ben bile acı çekebiliyorum bazen. Neden kendimi bu kadar açığa çıkardım
bir anda bilmem. Bana bakmanızı istemiyorum, odaklanmanız gereken kişi ben değilim, kendinizsiniz.
Uyuyabilirsiniz daha ineceğimiz yere gelmedik.
Ben sizi düşünmeniz gerekenlerden özgür kılarım!
Altlarında ezilmeniz gereken ağırlıklarınızın altında ezilirsiniz siz -yani daima sizden bekleneni yapar,
beklenen olursunuz."Bir trenin tik takları arasında kaybolursunuz." Camus'nün de dediği gibi. Bazen
o tren durur, uykunuzdan hafifçe uyanır ve bakarsınız etrafınıza. Ben de sizin benden beklediklerinizi yapmak için
oradayımdır."Uyuyabilirsin, daha ineceğimiz yere gelmedik."
Ben sizi maskelerinizden özgür kılarım!
Gardrobunuzu taşımanıza gerek yoktur benimle, çünkü sizi her türlü sevip beğeneceğime inanırsınız derinden.
En son ne zaman bu kadar çıplak, bu kadar SİZ olarak -ama bir yandan da ıdanuzun kokuşmuş duvarları dışında
canlı bir varlığın yanında- dolaşabildiğinizi sorarsınız kendinize.Hatırlayamazsınız ve çocukluğunuza
yapıştırırsınız damgayı (hep öyle yapmaz mısınız zaten) -aslında asla olmamıştır öyle bir an.
Ben sizi yalnızlığınızdan özgür kılarım!
"Daima yanımda olacak kişiler" hanenizde en başta yer almam şaşırtmaz beni. Arkanıza baktığınızda dünyanın acı
boşluğu yerine seslenebileceğiniz birinin bulunması (ya da bulunacağı fikri) her daim ısıtmıştır içinizi. Bu yüzden
dersiniz ki "Aa, evet o hep orada durur. Ne daha yakın, ne daha uzak. Tabi, tabi onun arkadaş olmadığı/olamadığı
kimse yoktur. Gidip tanışabilirsiniz."
Ben sizi ağırlığınızdan özgür kılarım!
Kalbinizdeki böcekleri temizlemek de benim görevimdir. Görev demek yanlış olabilir, mutualist bir ilişki bizimkisi.
Ben o böceklerle beslenirken siz de rahatlamış olursunuz. Hayır, bunda utanılacak bir yan yoktur, hiçbir zaman da
olmamıştır. Elbette çıkar gözetilir ama bu sizin çıkarınız olur hep. Kaybetmez kazanırsınız devamlı. Buysa sizi daha
çok hafifletir, hafifletmiştir her zaman.
Işık hareket etmemeli!
Dünya bu kadar acımasızca ezip geçmemeli üzerinde yaşayanları, savurmamalı bir köşeye.
Benim gibi minicik bir varlığın -bir sülüğün- bile bir işe yararlılığı vardır.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment