"Hard rain falling down, there's no need to complain
We fall just as hard to the ground each and every day."
~Atomica
Merhaba sevgili ezik günlüğüm. Evet, yine uyuyamadım, korktum karanlıktan.
(*)Bugün bir ağaç büyüdü günlüğüm. Aslında karşıdan sevimli görünen, ama benim büyümesini içten içe istemeidğim bir ağaçtı. Neden mi istemiyorum? İrdelemedim, artık sığ ve sorunsuz yaşıy... Neden aklıma soktun ki şimdi bunu! Benim büyütmek istediğim bir ağaç olabilir mi diye düşünmedim değil, benim suladığım, emek verdiğim, uğruna savaşıp ter döktüğüm. Güzel olurdu; evet, hatta uzun zamandır aradığımın bu olduğunu da biliyorsun ama benim istediğim ağaç bir kavak değil, bir söğüt. Ve ilk defa ağacımı seçmeme izin var!
(*)Eğer birileri bir şey yapmazsa her şey suya d-ön-üşecek!
(*)İnsanın dokunduğunu kurutması böyle bir şey olsa gerek. Yağmur durmak bilmiyor günlüğüm, artık büyütmek istemediğim ağaç iradem dışında büyümeye başladı ve fazla sudan çürümek üzere. Mahvoluyorum. Hedda Gabler'a özenmemek elde değil böyle akşamlarda.
(*)Bir çift et parçası, birkaç koku molekülü nasıl bu kadar vazgeçilemez olabilir?
(*)Bir parça huzur için bu kadar gözyaşı döktüğüme inanamıyorum.
(*)Hala cevap yok. Yıkılmaya yüz tutmuş bir harabeden farksızım. Toparlanamıyorum. Gerçi etrafım böyle bokla çevrilmişken toparlanmam neye yarar... Tımarhaneden sağlıklı bir ibçimde çıkmak imkansız!
(*)Delirmek üzereyim. Daha fazla kriz isemiyorum... Artık yazamıyorum!
Not: Yaz aylarından ve hava sıcaklığının hormonların rahat çalışabileceği optimum sıcaklığa gelmesinden tiksiniyorum.
herhangi.bir.gün//kriz:anı
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment